Çelikhanım Termal Otel | Yemek Fiyatına Tatil

Her Haliyle Size Özel bir Termal Otel

ŞEKERÖZ OK, Turizm sektöründeki tecrübesini ve başarısını otelcilikte birleştiriyor ve Termal Otel Sektörüne yepyeni bir anlayış getiriyor. Yeni yönetim ve personel kadrosuyla Çelikhanım Termal Otel & SPA, eski Çelikhan Otel yerleşkesi tamamiyle restore edilerek oluşturulmuştur. Yapım aşaması boyunca profesyonel ellerde “Beklenenden Çok Daha Fazlası” mottosu ile tasarlanmıştır. Çelikhanım Termal Otel&SPA’da, tüm bölümler kendi içerisinde, kendine özgü hizmet anlayışı ile tasarlanmış olup, %100 konuk memnuniyeti hedeflenmiştir. Çelikhanım Termal Otel & SPA‘da %100 yenilenmiş otel ve termal bölümlerinin haricindeki, yeni oluşturulmuş Hanım Restoran, Palamut Kafe ve Bahçe Kebap, bölgenin en özgün mutfakları, eğlence ve dinlenme merkezleri olarak tasarlanmıştır. 
Yapımı ortalama bir yılı bulan Çelikhanım Termal Otel & SPA, açıldığı ilk günden itibaren, konuklarından övgüler almaktadır. Termal Otelciliğin Yeni Yüzü, Çelikhanım Termal Otel & SPA Niğde’ye 75 km. uzaklıkta, Ulukışla-Adana yolu üzerinde, Termal sularıyla ünlü olan Çiftehan köyünde çeşitli kaynaklardan toplanan sular mevcuttur. Çiftehan köyünde bulunan termal kaynak, Çiftehan fayına dik olarak kuzey, kuzeybatı yönlü faydan çıkmaktadır. 1969 yılında İstanbul Tıp Fakültesinin incelemelerinde termal kaynak sularının sıcaklıkları 52 derece olarak ölçülmüştür. Çelikhanım Termal Otel & SPA‘da Termal Suyun Etkili Olduğu Hastalıklar
Romatizma ağrılar, eklem kireçlenmesi, cilt hastalıklarında geçerlidir. Bel fıtıkları ve buna bağlı siyatik ağrılar, ağrılı kadın hastalıkları, kadınların enfeksiyon şekline bağlı olarak süre gelen akıntılar, spast ağrılar, karın içinde spazmla doğan ve lejyona bağlı olmayan sendromlar, böbrek taşlarının düşmesinde üreten üzerinde etkisi vardır.

VİZYON

“Misafir memnuniyeti temelinde prensiplerini, standartlarını ve çalışanlarının yeteneklerini en üst seviyeye çıkararak; kaliteli,hijyenik ve yenilikçi hizmetlerimiz ile %100 misafir memnuniyetini sağlayarak sektörümüzün öncüsü olmaktır. Kaliteli Hizmet, Mutlu Aileler ve Mutlu Misafir”

MİSYON

“Termal suyun doğal gücünü, modern tıbbın imkanlarıyla birleştiren otelimizde; değerlerimizi ve kurumsal kimliğimizi koruyarak misafir memnuniyetinin sürekliliğini sağlamak ve değişen teknolojiyle kendimizi sürekli güncel tutup otelcilik sektöründe söz sahibi olabilmektir. ”

ÇELİKHANIM TERMAL OTEL

Masaj Keyfi Yaşayın!

Bügün masaj günününüz olsun, günlük baskıların ve stresli iş telaşında dengeyi, uyumu ve enerji yenilenmesini bulabileceğiniz bir yerdir. Rahatlayın ve konforlu merkezimizde kişiselleştirilmiş bir günlük masaj deneyiminin keyfini çıkarın.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Termal su cildi yenileyici etkiye sahip bir içeriktir. Bu özelliği sayesinde de ciltte gelişen alerjik rahatsızlıkların giderilmesinde olumlu etkiye sahiptir. Alerjik reaksiyonlar nedeniyle kızarmış ve kabarmış bölgelere termal su uygulandığında cilt hem ferahlar hem de kendini daha hızlı yenileyeceği için hastalığın olumsuz etkileri azalır.

Yapılan araştırmalar günümüzde gelişen alerjilerin kökeninde stresin de yattığını gösteriyor. Termal suyun vücudu gevşeterek onu stresten uzaklaştırdığı için olası alerji risklerini de ortadan kaldırdığı söylenebilir.

Kaplıca suyunun ideal sıcaklığı insan vücudunun ortalama sıcaklığı olan 36°C baz alınarak hesaplanmış bir aralık. Yapılan araştırmalar banyo kürü olacak kaplıca suyunun sıcaklığının 38°C-42°C aralığında olması gerektiğini gösteriyor. Kaplıca suyu ne kadar sıcak olursa o kadar etkili olacağına dair yanlış bir kanı olsa da aslında verilen aralıktaki sıcaklıkta termal su şifa için yeterli. Kaplıca suyunu ideal sıcaklığa getirmek için denenen yanlış yöntemler söz konusu. 

Bunlardan ilki sıcak suyun üzerine soğuk su koyarak termal suyun ılık olmasını sağlamak. Maalesef bu yöntem kaplıca suyunun faydasını azaltıyor. Termal suyu ideal sıcaklığa getirmek için en iyi yöntem suyun ılınmasını beklemek. Bu noktada suyun ılınmasını uzun süre beklemek çok soğumasına neden oluyor ve soğumuş termal suyun da şifa oranı azalıyor.

 

Kaplıca sularından kükürt içeriği fazla olanların cilt üzerinde olumlu etkileri söz konusudur. Kükürt, farklı koşullar nedeniyle ciltte oluşan kaşıntılı lekeler olarak tanımlanabilecek ürtiker üzerinde de etkilidir. 

 

Termal sular kaşınan bölgenin ferahlamasını sağlar ve ayrıca cildin kendini yenilemesini hızlandırır. Yenilenen ve ferahlayan cilt sayesinde ürtikerin etkileri azalır.

Uzmanlar termal suların şifasından yararlanmak isteyen kişilere minimum 7 günlük maksimum 21 günlük bir kaplıca tatili planı yapmalarını öneriyor. Tatil boyunca da kaplıcaya her gün 2 kez girmelerini ve her seferde 15-20 dakika kadar kaplıcada kalmaları gerektiğini belirtiyor. 

 

Her ne kadar kaplıcada çok kalınmasının şifalı sulardan daha çok yararlanmayı beraberinde getireceğine inanılsa da her şeyin fazlasının zarar olduğu da bir gerçek. Kaplıca suyuna günde iki seferden fazla girmek ve uzun süreler kalmak vücutta yanıklara ve çarpıntıya neden olabilir.

Kaplıca tedavisinin minimum kaç gün olacağı aslında hangi rahatsızlık için şifalı sulardan yararlanılmak istendiğine bağlı olarak değişiklik gösterir. Uzmanlar genel bir ortalama verdiğinde banyo kürü olarak tercih edilecek sıcak kaplıca sularında şifa arayan kişilerin tedavi için minimum 7 gün maksimum 21 gün kaplıcaya girmesi gerektiğini açıklamış durumdalar. 

Eğer soğuk kaplıca suları maden suyu olarak içilip şifa aranacaksa minimum 3 günlük bir tedavi gerekiyor.

Termal sulardan dikkatli bir şekilde yararlanılmadığında şifalı olması beklenen içerik vücutta yan etkilere neden olabilir. Bu nedenle kaplıcaya girerken dikkat edilmesi gereken birçok nokta var.

Kaplıcaya girecekseniz dikkat etmeniz gerekenler şöyle:

-Kaplıcaya girmeden önce çok aç ya da çok tok olmamanız gerekiyor. Hafif bir yemek yedikten sonra 1 ya 1,5 saat geçtiğinde kaplıcaya girebilirsiniz.

-Kaplıcaya girmeden önce bol su içtiğinizden emin olmalı,

-Kaplıca suyunun sıcaklığı 38°C ile 42°C arasında olmalı. Eğer ki termal suyu çok sıcak bir bölgedeyseniz suyu bu sıcaklığa gelene dek soğuttuğunuzdan emin olmalısınız. Çünkü fazla kaynar su vücutta yanık oluşma ihtimali doğuruyor. Eğer su fazla soğutulursa da termal suyun etki oranı azalıyor. Kaplıca suyunu çok soğutmamaya da dikkat etmelisiniz.

-Şifalı suların bedeni iyileştirebilmesi için vücutla temas etmesi gerekiyor. Bu nedenle kaplıcaya girerken bikini ya da mayo gibi vücudunuzun suyla temas etmesini sağlayacak ve aynı zamanda bakteri de üretmeyecek yapıda bir giysi seçebilirsiniz.

-Termal sudayken çok fazla hareket edip yüzmektense vücudu suya batırma yönteminin tercih edilmesi öneriliyor. Siz de suyun içinde dinlenmeyi tercih edebilirsiniz.

-Eğer termal suda egzersiz yapmak istiyorsanız suyunuzu 35°C’ye kadar soğuttuğunuzdan emin olmalısınız. Daha sıcak kaplıca suyunda egzersiz yapmak çarpıntı riskini artırıyor.

-Termal suda maksimum 20 dakika kalmanız gerekiyor. Çünkü sanılanın aksine uzun süre termal suda kalmak daha yararlı değil. 20 dakika termal sulardan faydalanmak için yeterli.

-Banyo kürünüz sona erdikten sonra vücudunuzu iyice kurulamaya dikkat etmeniz gerekiyor. Dinlenmek için uzanmadan önce güzelce kurulandığınızdan emin olmanız önemli etmenlerden.

-Kurulandıktan sonra da kaplıca suyunun etkilerinin bedeninize iyice nüfuz edebilmesi için yarım saat dinlenmeniz gerekiyor.

Kaplıcaya girmeden önce dikkat etmeniz gerekenler böyle. Bir de kaplıca için arasından birini seçmeden önce dikkat etmeniz gereken birkaç etmen var. Onlar da şöyle:

-Şikayetçi olduğunuz rahatsızlığa iyi gelecek özellikte termal su çıkan bir bölgeyi tercih etmelisiniz.

-Kaplıca suyunun bazı yan etkileri olabilir. Yan etkilerle karşılaşma durumunuzda size yardımcı olabilecek bir acil müdahale biriminin olduğu bir tesis seçmelisiniz.

-Yine olası problemlere karşı korunmanızı sağlayacak hastanelere yakın konumda bir yer tercih edebilirsiniz.

-Sağlık Bakanlığı onaylı kaplıcalara gitmelisiniz.

Uzmanlar, kaplıca sularından en iyi şekilde yararlanmak için minimum 3 haftalık bir kaplıca tatili organize etmenizi öneriyor. Çünkü bu 3 haftanın ilk haftası termal suya ve şifalı içeriğine adaptasyon ile geçiyor. Kalan 2 haftada ise termal su hem ruhsal hem de fiziksel olarak iyileştirici etkiye sahip oluyor.

 

Termal sulardan maksimum verim alabilmek için günde 2 kez kaplıcaya girmek yeterli. Her bir banyo kürü maksimum 20 dakika olmalı ve kürün hemen ardından vücut iyice kurulanmalı. Sonrasında da termal suların tam olarak etki etmesi için minimum 30 dakika kadar uzanarak dinlenilmeli.

 

Sürenin yanı sıra kaplıcadan alınan verimi artırmanın üç yolu daha var. O yollar da ilk banyo kürü öncesi kese yaptırmak, uygun kıyafet seçimi ve kaplıca suyunun ideal sıcaklıkta olması. Şöyle ki gözenekleri açılmış cilt kaplıca suyunu daha iyi emip onun yararlarından daha büyük oranda yararlanabiliyor. Bu nedenle ilk banyo kürü öncesi kese yaptırarak gözeneklerinizi açabilirsiniz. Kaplıca sularından tam anlamıyla yararlanabilmek için vücudunuzun termal su ile doğrudan temas etmesi gerekiyor. Siz de bikini ve mayo gibi vücudunuzun suyla temas edeceği giysilerle kaplıcadan aldığınız verimi artırabilirsiniz. Son olarak kaplıca suyunun yan etki oluşturmaması ve yeteri kadar yararlı olması için sıcaklığının 38°C-42°C aralığında olması gerekiyor. Suyunuz daha sıcaksa bu sıcaklığa gelmesini sağlayarak kaplıcadan maksimum verim alabilirsiniz.

Seyahat severlerin kaplıca tatiline gitmelerinin başlıca iki nedeni olur. Bunlardan ilki sahip oldukları rahatsızlıklara şifa bulma istekleri ikincisiyse dinlendikleri bir tatil yapma istekleridir.

 

Rahatsızlıklar için gidilen kaplıca tatillerinde günde iki kere kaplıcaya girmek ve sonrasında dinlenme süresine uyarak yaklaşık yarım saat dinlenmek gerekir. Dinlendikten sonra da duş alınmalı. İkinci kez kaplıcaya girildiğinde de tekrar dinlenmek ve tekrar duş almak gerekir. Bu tatil daha çok şifa bulma tatili olacağı için banyo kürünün tüm gerekliliklerinin sağlanmasına dikkat etmek ve bol bol dinlenerek hem ruhun hem de bedenin kendisini yenilemesine izin vermek gerekiyor.

 

 Dinlenmek için gidilen kaplıca tatilinde ise şifalı sulardan yararlanmak en büyük gündeminiz olmayabilir. Bu nedenle sabah erken saatlerde ve akşam geç saatlerde kaplıcaya girmeyi tercih edebilir, gün ortasında ise gittiğiniz bölgenin güzelliklerini keşfedebilirsiniz.

Termal suya girmek için izlenecek yol şöyle olmalı:

 

-Kaplıca suyunun emiliminin artması için vücut ilk banyo kürü öncesinde keselenmeli ve ciltteki gözenekler açılmalı.

 

-Kaplıca suyu küvete doldurulmalı ve su sıcaklığının 38°C ile 42°C aralığına gelmesi beklenmeli. Suya şampuan ya da duş jeli gibi bir ürün eklenmemeli.

 

-Vücudun suyla temasına izin verecek bikini ya da mayo gibi bir kıyafet tercih edilmeli.

 

-Suya girdikten sonra çok hareket edilmemeli. Suyun içinde sabit durarak bedenin ferahlamasına izin verilmeli.

 

-Maksimum 20 dakika suda kalınmalı.

 

-Sudan çıkınca vücut iyice kurulanmalı ve minimum 30 dakika dinlenilmeli.